Bir kimse sizden kendi işinize, mesleğinize ihanet etmenizi istiyorsa o kişi kim olursa olsun bunu ne kendinize ne de bir başkasına yapın. Size ve yaptığınız işe de ihanette bulunabilirler; bunu düzeltmek için elinizden geleni yapın, yapmalısınız da. Ancak fazla da zorlamayın çünkü bunu yaparken muhtemelen kendinizden taviz vermeniz gerekebilir.
Kimse kimsenin kısmetini elinden alamaz, kısmetini yerine de koyamaz.
Durum aynen şuna dönüşüyor: Çakmağınızı cebinize koyuyorsunuz ama cebiniz delik olduğu için çakmağınız herhangi bir yerde paçanızdan düşüyor. Aynı şey telefonunuzun başına da gelebilirdi. Ancak bunu yapan zihniyet, “Hayatta telefonunun başına gelmezdi,” diyerek kendini savunmaya geçecektir.
Anlatmak istediğim şu: Türlü türlü zorbalıklar, hatta “mobbing” dediğimiz kavramlar benzer şekillerde oluşuyor. Sonuç olarak karşı tarafın kibiri ile sizin kendinize ve mesleğinize olan inancınız, dik duruşunuz karşı karşıya geliyor. Oluşacak durum da ne yazık ki bilgi paylaşımına yön vermek adına yapılan bir emek hırsızlığıdır.
Anlatmaya çalıştığım şey esasen bilgisayarlarla hayatımıza giren bu emek hırsızlığının varacağı boyutlar. Emeğinize sahip çıkın, çıkabildiğiniz kadar.
